|
|
|
Köyümüzün büyüklerinden Murtaz dede(Murtaza CAN)
ve hanımı Rukiye Nene İstanbul'a,oğullarının yanına gitmek için
Bayburt Seyahat'a binerler.Murtaz dede Rukiye neneyi çok sever ve
bir dediğini iki etmez.Rukiye neneyi de müthiş derecede araba
tutmaktadır.Yolculuk boyunca perişan durumdadır.Arabaya biner binmez
başını Murtaz dedenin kucağına koymuş ve İstanbul'a kadar hep Murtaz
Dedenin kucağında gelmiştir.Topkapı'da yolculuk bitince Bayburt
Seyahat'in muavini Murtaz Dedeye:
__ Hacı dede,ne mutlu sehen,Bayburt'tan buraya kadar Ananı kucağında
getirdin.Valla cennetlüksen. demiş.Murtaz dede de:
__ Ola oğul o benim anam değil,karımdur
karım.demiş.
|
|
Raif dayı İstanbul'a gelmiş.Murtaz dede de Rukiye
neneyi köyde bırakmış,uzun zamandan beri İstanbuldadır.Doğal olarak
karısını çok özlemiş.Raif dayının köyden geldiğini duyunca hemen
Raif dayının yanına gitmiş ve havadis sormaktadır;
__ Rayıfım,karım nasıldır,iyimidir gibi sorular sormuş.
Raif dayı da önceleri sabırla cevap vermiş.Murtaz dedenin her
dediğini cevaplamış.
Murtaz dede sorularına devam edince Raif dayının sabrı taşmış:
__ Ey ha ey,demiş.Ne diysen canım,karıyın
kafasını kırısa vurdunda kar başına mı yağiy.Nedecek karın,sobayı
yakmış oturiy.
|
|
|